Yayınlar

Ekim 13, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Midye ve ıstakoz yemek günah mı

Resim
Midye kültürüSual: (Midye ve ıstakoz yemeye günah demek, âdet ve göreneklerle ilgilidir. Deniz kıyılarında oturanlar, kültürlerinde olduğu için rahatlıkla yiyorlar, ancak denizden uzak yerlerde yaşayanlar bu kültürden yoksundur. Denizden çıkan her şeyin temiz olduğu yönünde bir de hadis olduğu için, midyenin haram olduğu söylenemez. Kur’anda da midye konusunda kesin bir hüküm olmadığı için rahatça yenebilir) deniyor. Bu görüşe ne denir?
CEVAP
Bu görüş birkaç bakımdan yanlıştır:
Birincisi, dinimizde tek delil Kur’an değildir. Hadis-i şeriflerle bildirilen hükümler de vardır. İki âyet-i kerime meali:

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O Peygamber, güzel şeyleri helâl, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157]

İşte müctehid âlimler, Kur’an-ı kerimin emrine uyarak, Resulullah efendimizin bu konudaki hadis-i şeriflerine de bakmışlardır. Kur’an-ı kerimde, köpek, fare ve yılan etinin haram olduğu bildirilmiyor diye, bunları yemek caiz olur mu? Bunların haram oldukları …

TERSANE-İ ÂMİRE & DONANMA-YI HÜMÂYÛN

Resim
DÜNYANIN EN BÜYÜK TERSANESİ: "TERSANE-İ ÂMİRE"
DÜNYANIN EN BÜYÜK DONANMASI: "DONANMA-YI HÜMÂYÛN"Osmanlı Devleti'nin birçok liman şehrinde tersanesi vardı. Ama en büyüğü olan ve şöhreti dünyayı kaplayan Haliç üzerindeki İstanbul Tersanesi'ydi. Bu tersanenin dünyada eşi yoktu. Hiç bir tersane burası kadar gemi kızaklayamaz, işçi çalıştıramazdı. Akla gelebilecek her türlü sanat erbabı mevcuttu. İşçilerin çoğu Hıristiyan esirlerdi. Ama bedava değil, ücretle çalıştırılırlardı. Ücretlerini biriktirenler değerlerini öderler, hür olur, memleketlerine dönerlerdi. Ustaların ve mühendislerin hepsi Türk'tü. Tersanede çalışanların sayısı yaklaşık 20.000'di.

İstenildiği an, bir yıl içinde, Venedik Donanması'nın bir eşini inşa etmek ve donatmak mümkündü. Denizci bir ülke olan Venedik bile, Osmanlı Devleti ile barış halinde olduğu zamanlarda bu tersaneye kadırga ısmarlardı. Barbaros'un vekili Hasan Reis'in 24 Ekim 1541'de Cezayir'i almak için gele…

UÇAK GEMİSİ BATIRAN TOP MERMiLERi Topçu Teğmen MUSTAFA ERTUĞRUL BEY

Resim
Tanımadığımız Kahramanlar
DÜNYADA İLK UÇAK GEMİSİ BATIRAN KİŞİ: MUSTAFA ERTUĞRUL BEY

Mustafa Ertuğrul 1. Musika muallimi Yüzbaşı Ahmet Nuri Efendi’nin mahdumu olarak 1893 yılında Girit’te dünyaya geldi. 

İlköğreniminden sonra gittiği askeri okuldan genç bir topçu teğmeni olarak 1. Dünya Savaşının Çanakkale Gelibolu cephesinde bir çok savaşlara katılan Mustafa Ertuğrul Çanakkale savaşlarının efsanevi komutanı ve daha sonra kayınpederi olan 27. Alay Komutanı Mehmet Şefik Aker beyin komutasında Çanakkale’de bir çok kahramanlıklar göstermiştir.

1916 yılında 5. Ordu komutanlığının kararı ile Akdeniz sahillerini savunmak üzere Erhart dağ toplarıyla Aydın’dan Denizli’ye trenle gelir. Denizli’den, Elmalı üzerinden 2 ayda katır sırtında taşıdıkları 4 adet topla yaya olarak Kaş’a gelirler. Burada düzenlenen Meis Adası baskınına katılır.


27 Aralık 1916 tarihinde Ben My Chree adlı İngilizlerin uçak gemilerini Bayındır Burnu’ndaki siperlerden top atışı ile batırır ve bir çoğunu da savaş dışı bırakır.

Bu…

Salavat ve Peygamberimize Salavat Getirmenin Lüzumu

Resim
  O’ndan başka hiçbir Peygambere verilmeyen bir özellik, hiç bir ümmete verilmeyen bir rahmet kapısıdır Salavat…       İmam-ı Tahavî şöyle demektedir: “İnsan Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in adını andığı veya bir başkasından duyduğu her keresinde; salavat-ı şerife okumak kendisine vaciptir.”     Salat ve salavat nedir? Peygamber Efendimiz’e ismi anıldığında salavat getirmek gerekir mi? Salavatın fazileti nedir?    Salat: Tebrik, tezkiye, duâ manalarına gelir. Salât’ın çoğulu salavât gelir.    Salat kelimesi Ayeti Kerimelerde bir çok yerde geçmektedir. Mesela zikir, tesbih ve duayı cem ettiği için namaza da “salat” denilmiştir. Ancak konumuz Kur’an-ı Kerimin şu ayetinde geçen “Salat” ile alakalıdır:
   ”Allah ve O’nun melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey mü’minler, siz de Ona salât ediniz ve samimiyetle selam veriniz” (el-Ahzab, 33/56) Ayet-i Kerimede geçen Salat ne demektir?

   Buradaki “salat” dua etmek, rahmetine bürünmek manalarına gelir. Ancak ayette 3 tane salattan bahsedi…

Marangoz | Yaşanmış Bir Öykü

Resim
“Allah kerim!” dedi Marangoz, başka da bir şey söylemedi.

YILLARIN marangozuydu. Saçlarını o küçük atölyesinde ağartmıştı. Eskisi kadar işi yoktu artık. Fabrika mamulü eşyalar piyasayı istila etmişti. El işi özel imalat meraklıları dışında kimse gelmiyordu dükkânına. Hani neredeyse birer sanat eseri olan masalar, sehpalar, kitaplıklar yapar, geçimini bununla sağlardı. En iyi tahtaları kullanır, görülmedik bir . özenle çalışırdı.

Tahta mı gerekiyor, keresteciye mutlaka kendisi gider; ceviz, gürgen, çam cinsinden en iyi tahtaları bizzat seçip alırdı. Üzerlerinden en az bir yıl geçmedikçe bu tahtaları asla kullanmaz, kurumalarını beklerdi. Bu yüzden de yaptığı eserlerinde en küçük bir ayrılma, eğilme, bükülme olmazdı. İmal ederken pek az çivi kullanırdı, “Demir çivi eşyanın ömrünü kısaltır” derdi.

İşinde gayet titizdi. Az konuşur, sorulan sorulara kısa cevaplar verir, ücret konusunda hiç pazarlık etmezdi. Tanıyanlar bilirlerdi bu huyunu, tanımayan müşteri gelir de fiyata itiraz ederse, sözü…

Sevgili Muhterem Babacığım. Hüzün dolu bir ÇANAKKALE mektubu

Resim
”Mukaddes bir huzura” 18 Ekim 1915 Pazartesi
2009 yılında Prof. Haluk Oral'ın ortaya çıkardığı, Kazım Karabekir komutasındaki 14. Tümen'de görev yapan Yedek Subay Kemal Efendi tarafından Kerevizdere'den babasına yazılan 18 Ekim 1915 tarihli bu mektup, 41. Alay 2. Taburun birinci bölük birinci takım komutanı Hasan Çavuş'un kahramanlık hikayesini 98 yıl sonrasına, günümüze taşıyor. Mektubun latin alfabesine çevrilmiş tüm metni şöyle: 
”Mukaddes bir huzura”  18 Ekim 1915 Pazartesi

Sevgili Muhterem Babacığım;


          Buğday benizli, açıkgöz, henüz ter bıyıklı, uzunca boylu çatık ve siyah kaşlı;kalbi vatan aşkıyla dolu asker Erzincanlı Hasan Çavuş Kırbirinci Alay’ın İkinci Taburu ‘nun Birinci Bölüğü Birinci Takım kumandanı.Hasan Çavuşun göğsünü 7 Eylül 1915 hücumunda gösterdiği fedakarlık dolayısıyla aldığı Harp Madalyası süslüyor.Yüzündeki saflık Anadolu’nun asil pak yavrusu olduğunun delili.


          14 Ekim 1915 gecesi saat 03.15′de düşman blokhavzı altında patlatılan lağım…

Suçlu yetiştirmenin 8 basit kuralı

Resim
Bir çocuğu geleceğin suçlusu yetiştirmenin 8 basit kuralı

1 Küçükken daha, çocuğa ne isterse vermeye başla!
Ki, herkesin onun geçimini sağlamakla mükellef olduğuna inansın...

2 Fena sözler söylediğinde gül!
Ki, kendisinin akıllı olduğuna inansın...

3 Ona düşünmeyi, beynini kullanmayı öğretme sakın!
Bırak, on sekizine gelince kendisi karar versin...

4 Yerde bıraktığı her şeyi kaldır:kitaplarını, giysilerini, pabuçlarını...Onun için her şeyi sen yap!
Ki, sorumlulukları hep başkalarına yüklesin...


5 Onun önünde sık sık kavga et!
Ki, bir gün aile parçalanırsa pek de şaşırmasın...

6 Ona istediği kadar harçlık vermekten kaçınma!
Asla kendi parasını kazanmanın ne demek olduğunu öğrenmesin...

7 Yiyecekmiş, içecekmiş, konformuş, tüm arzularını yerine getir!
Ki, istediklerini her zaman elde etmeye Şartlansın...

8 Komşulara, öğretmenlere, polise, vs. karşı hep onun tarafında ol!
Ki, hepsine karşı ön yargılarla davransın...

Evet evet, bütün bunları yap!

Ki, günün birinde onun başına bir bela gelirse kendinden özür…

Sağlığımız Dinimiz ve alkollü içkiler

Resim
Dinimiz ve alkollü içkiler
Sual: Şarabın, Biranin alkollü içkilerin, sağlığa faydalı olduğu, dozunda içki içmenin günah olmadığı söyleniyor. İçkinin dinimizdeki yeri nedir?
CEVAP 
Kur'an-ı kerimde, hadis-i şeriflerde hamr kelimesi geçer. Hamr = alkollü içkidir. İçkinin, çeşitli hastalıklara yol açtığı, aklı azalttığı, karaciğeri bozduğu, beyni ve sinirleri harap ettiği, ilmi olarak defalarca tespit edilmiştir. Bir kimse, müslüman olmasa bile, sağlığa olan zararından dolayı içkiden uzak durmalıdır! Müslüman ise, sağlığa hiç zararı olmasa da, tek damla içmemelidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Ey iman edenler, içki, kumar, putlar, fal okları şeytanın necis işleridir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık hepiniz vazgeçin!) [Maide 90,91]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İçkinin haram olduğuna dair kesin hüküm indi.) [Müslim]


(İhtimar [alkol teşekkül] etmiş…

Teşrik Tekbirleri Nedir, Ne Vakit Söylenir?

Resim
Teşrik Tekbirleri Nedir, Ne Vakit Söylenir? Kurban bayramının birinci gününe yevm-i nahir, diğer üç gününe ise eyyâm-ı teşrik denir.
Bayramdan evvelki güne ise yevm-i arefe (arefe günü) denir ki Zilhicce`nin 9. günü olmaktadır. Ramazan bayramında arefe yoktur. Arefe gününün sabah namazından itibaren bayramın 4. günü ikindi namazına kadar 23 vakit farz namazını müteâkip birer defa اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لاا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd şeklinde tekbir alınır. Bunlara teşrik tekbirleri denir. Anlamı şöyledir:
“Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah’tan başka İlâh yoktur. O Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur”. Teşrik tekbirleri fakîhlerin çoğuna göre, namaz kılmakla mükellef herkes için vâcibtir. Sünnettir diyenler de vardır. Teşrik tekbirleri günlerinde namazı kazaya kalan bir kimse, bu namazları…

Osmanlı'da Kurban Bayramı

Resim
KURBAN BAYRAMINDA SARAY’DA YAPILAN MERASİMLER VE BAYRAM ALAYIPadişahların bayramın birinci günü sabah namazını Peygamber Efendimizin (s.a.v) Hırkasının bulunduğu Topkapı Sarayının Hırka-i Saadet Dairesinde kılmaları adet idi. Burada Darüssaade Ağası ile Silahdar Ağa ve diğer Padişah yakınları ile ilk bayramlaşmasını yaptıktan sonra saltanat elbisesini giyer ve Saray İmamları ile Hekimbaşı da hünkarın bayramını orada tebrik ederlerdi. Padişahın hazırlanması esnasında Hazine Kethüdası ile diğer Saray Ağaları hünkâr tahtını getirip gerekli süslemelerini yaptıktan sonra Babüssaade önüne koyarlardı. Bu sırada Ayasofya Camiinde sabah namazını kılmış olan ve teşrifata katılacak kimseler Kubbealtı civarında toplanmış olurlardı. Merasim vaktinin geldiği, Silahdar Ağa vasıtasıyla hünkâra bildirilince Padişah bulunduğu yerden kalkıp önce arz odasına gelir biraz orada dinlenirdi. O sırada merasimin sonuna kadar kesmemek üzere mehter takımı çalmaya başlardı. Daha sonra hünkâr, Arz Odasından çıkıp …