Yayınlar

Ekim 27, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Güneş ve Ay Tutulması (Küsûf ve Hüsûf)

Resim
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

"Güneş ve Ay'ın tutulduğunu gördüğünüz vakit istiğfar ediniz. Allah'a dua edip tekbir getiriniz ve sadaka veriniz."

(Buhârî, Küsûf; Müslim, Kusûf)


03 Kasım 2013 Pazar günü “Tam Güneş Tutulması” olacak. Güneş tutulması Atlantik, orta Afrika ile güney Avrupa’da İspanya ile Fransa’nın güney kısmından, Türkiye ve Yunanistan’dan görülebilecek. 

Güneş tutulması, Türkiye Saati ile 13:05'de başlayacak 16:27'de sona erecek.




İnsani Küfre Düşüren Sözler (Elfaz-ı Küfr)

Resim
İnsani Küfre Düşüren Sözler (Elfaz-ı Küfr)
232 İrtidat'ın meydana gelmesi için yegâne rükûn; müslüman olan bir kimsenin; diliyle, küfür olan bir hususa itikad ettiğini ikrar etmesidir. Yani küfür sözünün ikrar edilmesidir.(210) Küfür olduğu sabit olan herhangi bir hususu ikrar eden kimsenin; bu ikrarı sırasında akıllı olması şarttır.(211) Delilik, bayılma, uyku halinde iken sayıklama, hastalık (cinnet vs.) ve sarhoş iken küfür kelimesini söyleyen kimsenin irtidadına hüküm verilemez. Ayrıca mükellefin; kendi irade ve ihtiyariyle, herhangi bir ikrah sözkonusu olmadan küfür kelimesini söylemesi esastır. Ölüm tehdidi veya herhangi bir uzvunun koparılması tehlikesi ile başbaşa kalan (İkrah-ı Mülci) mükellef; kalbi ile mutmain olduğu halde küfür kelimesini söylerse, mürted olmaz. Çünkü bu hale şer'an ruhsat verilmiştir.(212) 

233 Kur'an-ı Kerim'de: "Kalbi iman üzere (sabit ve bununla) mutmain olduğu halde; (cebr-ü) İkrah'a uğratılanlar müstesna olmak üzere kim iman et…

İsyanı bastıramayınca Vali yaptılar Pazvandoğlu Kimdir

Resim
Osman Pazvandoğlu, Vidin âyanı (?, 1758 - Vidin 1807). Babası Ömer Ağa, 1736-1739 Osmanlı - Avusturya savaşlarına katıldı.Gösterdiği başarılara karşılık Vidin yakınlarında iki köy kendisine tımar olarak verildi, Vidinâyanlığına yükseldi. Keyfî ve kanunsuz davranışları üzerine Vidin’i terk etmesi emredildi; fakat Ömer Ağa bu emri dinlemedi ve idam edilerek öldürüldü. Osman, babasının yakalandığı sırada Vidin’den kaçarak kurtuldu. Sonra bazı gönüllülerin başında osmanlı-avusturya savaşlarına katıldı. Tamışvar ve Hermanstadt’a akınlar yaptı (1789). Bunun üzerine babasının Vidin'deki malları kendisine geri verildi. Fakat bir süre sonra Osman devlete isyan etti ve kısa zamanda Vidinyamaklarının başına geçti. Rumeli’deki âsiler ve isyancılarla birleşti. Türkler, amavutlar ve bulgarlardan meydana gelen büyük bir kuvvet toplandı. Vidinkalesini tahkim etti. Belgrad yamaklarına yardım etti ve onları Belgrad muhafızı Mustafa Paşayı öldürmeğe teşvik etti. Osman’m bu davranışları karşısında Gür…

Evlilik ALLAH (Celle Celâlühü) için olmalı

Resim
EVLİLİK ALLAH (Celle Celâlühü) İÇİN OLMALI VE ONA YAKLAŞTIRMALI
Evlilik, insanı günahtan koruyan bir kalkandır. Evlilik, el ele verip doğruya koşmaktır. Evliliğe bu açıdan baktığınızda, izdivacın insanı Allah’a yaklaştırması gerektiği görülebilir. Delikanlı okulunu bitirdi ve işini kurdu. Artık evlenip çoluk çocuğa karışmak istiyor. Bunun için de düşünüyor ve soruyor: “Acaba kiminle ve nasıl biriyle evlensem?” Akıl verense çok oluyor: “Evleneceğin kişi şöyle şöyle olsun”. Ama anne ille de güzel gelin istiyor. Genç kızın da evlenme yaşı geliyor. O da düşünüyor. “Acaba evleneceğim kişide nasıl bir özellik arasam? Dini diyaneti önemli olmalı mı?” Bu anne de kızının bir zenginle evlenip rahat etmesini düşlüyor.. Genç kız da delikanlı da şaşkın. Çünkü eş, insanı saadetin beşiğine götürdüğü gibi; felaketin eşiğine de sürükleyebiliyor. Kur’an, eşleri tarif ederken, “Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.” buyuruyor. (Bakara 187) Özellikle de …

Vesen, Sanem, Beyne'l Havf Ve'r Reca, Ehl-i Kıble "Bilgimizi Tazeliyelim"

Resim
Vesen´e ve Sanem´e Tapmak 229 Önce "Vesen ve Sanem" kelimeleri üzerinde duralım. İbn-i Abidin: "Vesen; cüssesi olan, yani insan sûretinde ağaçtan, taştan veya gümüşten, cevherden oyulan heykellerdir. Cem'i "Evsan" gelir. Sanem ise cüssesiz sûrettir. Lugat ulemasından birçokları, aralarında böyle fark yapmışlardır. Bazıları aralarında fark olmadığını söylemiş; bir takımları da sûretten (resimden) başkasına "Vesen" denileceğini bildirmişlerdir. Binâye'de böyle denilmiştir"(204) buyurmaktadır. Dikkat edilirse Zâhir rivâye; insan heykellerine (neden yapılırsa yapılsın) "Vesen" resimlerine de "Sanem" denilmiştir. Bu iki kelime (Vesen ve Sanem) Türçe'de ortak bir lafız ile ifâde edilmiştir: Put!.. Ancak "Put" kelimesinin Farsça olduğu ve bu iki mahiyeti kuşatmadığı da açıktır. Şurası muhakkaktır ki; Allahû Teâla (cc)'dan başkasına ibadet etmek küfürdür. İslâm ulemâsı Vesen'e (heykele) Sanem'e (resim…

Cinler

Resim
Cinn´lerin Mahiyeti
  Allahû Teâla (cc)'nın yaratmış olduğu gözle görülmeyen bir kısım varlıklar daha vardır ki; bunların başında "Cinn"ler gelir. Önce "Cinn" kelimesi üzerinde duralım. "Cin" ismi "Cenne" kelimesindendir; bir şeyi histen gizlemek, örtmek manalarına gelir.(126) "Cünne", kalkan ve siper manasına, "Cenin" ana rahminde saklı olan çocuk manasına gelir ve bunların hepsi aynı köke dayanır. İslâmi ıstılâhta "Cin"; Allahû Teâla (cc)'nın tekliflerine muhatab olan ve insanların gözle göremedikleri varlıklardır. Bunların da Allahû Teâla (cc)'ya iman edenleri bulunduğu gibi, inkâr edenleri de mevcuttur. Allahû Teâla (cc)'ya ilk isyan eden "İblis'in" de; cinler taifesinden olduğu bilinmektedir.(127) 

  Cinlerin hava ile karışık alevli bir ateşten yaratıldığı bilinmektedir.(128) Cinler de; tıpkı melekler gibi görünmeyen gizli varlıklar olup, çeşitli sûretlere girmeye ve zor işleri yapma…

Nemâz Bahsi: Ezân-ı Muhammedî

Resim
Aşağıdaki yazı (Dürr-ül-muhtâr)dan ve bunun şerhı olan (İbni Âbidîn)den terceme edilmişdir:

İlmihâl kitâblarında bildirilmiş olan belli kelimeleri, akllı bir müslimânın belli şeklde okumasına, (Ezân-ı Muhammedî) denir. Ya'nî minâreye çıkıp, arabî kelimeleri ayakda okumak lâzımdır. Başka dillerde tercemelerini okumak, ma'nâsını anlasa bile ezân olmaz. Ezân, beş vakt nemâz vaktlerinin geldiğini bildirmek için okunur. Erkeklerin, mescidin dışında yüksek yere çıkıp okumaları müekked sünnetdir. Kadınların ezân ve ikâmet okumaları mekrûhdur. Kadınların seslerini erkeklere duyurmaları harâmdır. 

Müezzin efendinin, mescidin dışında yüksekde ve yüksek sesle okuyarak, komşulara duyurması lâzımdır. Fazla bağırması câiz değildir. Ekber derken son harfi cezm ederek durulur veyâ üstün okunarak vasl edilir. Ötre okumaz. Kelimelerin başına veyâ sonuna hareke, harf, med ekleyecek şeklde fazla tegannî ile okumak ve bunu dinlemek halâl olmaz. Salât ve felâh derken yüzünü sağa ve sola çevirmesi sün…

Hemen boynunu vur şu kafirin

Resim
Yeni Kapının Hikayesi…

4. Murat devri. Padişah tarafından, mey (şarap), afyon ve fal bakmak yasaklanmış. İstanbul’da bütün meyhaneler ve keşhaneler  “underground” takılmaya başlamış. 4. Murat bi gece, tebdil-i kıyafet  İstanbul’a indiğinde, karşıya geçmeye karar verip bi sandal kiralamış.
Sandalcı müşterisinin sultan olduğunu bilmiyomuş tabii. Bi ara,  sandalın yanından sarkan bi ipi çekmiş. İpin ucunda bi testi! Sultan,  “Ne var o testinin içinde?” diye sormuş. Sandalcı “Ne olacak, mey işte”  diye gülerek müşterisine ikram etmiş. Her ne kadar yasaklamış olsa da,  4. Murat’ın alkolle arasının iyi olduğu bilinir. İkramı kabul etmiş ama  yine de, “Mey yasak. Hünkarımız görse kafanı vurdurtur diye korkmuyo  musun?” diye sormaktan da geri kalmamış. Sandalcı da haliyle,  “Yahu hünkar ner’den görecek bizi denizin ortasında” demiş.
Aradan biraz zaman geçmiş. Sandalcı bu kez de, teknenin tahtalarından  birini kaldırıp aradan afyon çıkarmış ve nargilesine atarak körüklemeye  başlamış. Gönlü zengin adam, heme…

Türklerle 140 senelik beraberlik

Resim
Türkler Avrupa’ya emperyalist emellerle gitmedi. Onlara huzur götürdüler. 

Yavuz Sultan Selim Hanın vefatı ile, yerine oğlu Şehzade Süleyman hükümdar oldu. Devlet işlerini kanunlara bağlamakla işe başladı. Avrupa devletleri arasındaki güçsüzlerin ezilmesini önlemek için yollara düştü. 1521’de Macar toprağı olan Belgrad’a ilk seferi yaptı. 1526’da Mohaç ovasında, Macaristan’ı yutmak isteyen Avusturyalılarla yapılan savaşta zafer kazanıldı. Mohaç’ı müteakip Buda şehrine geçildi. Buda yani Budin şehrinin ileri gelenleri, Osmanlıların davranışlarından o kadar memnun oldular ki, Kanuni’yi karşılamak için kilometrelerce yol geldiler ve “Hoş geldiniz” dediler. Kanuni onları ferahlatacak sözler söyledi. Buda ile Peşte şehirleri arasında, genişliği 1000 m olan Tuna nehri akar... Budalılar Peşte’ye geçmekte çok zorlandıklarını söyleyip, kendilerine yardım edilmesini istediler.


Kanuni, Tuna üzerine, bir haftada güzel bir köprü kurdurdu. Budalılar artık çok rahatlamıştı. Kolayca karşıya geçmeye ina…

Hz. Peygamber'in Tebliğ ve Terbiye Metodu

Resim
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır.

"Hz. Peygamber’in kendisinden öğüt isteyen bir sahabiye defalarca, “Kızma, kızma, kızma” diyerek tavsiyede bulunması, onun tebliğinin ve öğretiminin temel esasının öfkelenmeme olduğunu göstermektedir."

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Rasûl-i Ekrem’in İslam’ı tebliğ etme ve insanları terbiye metodu, Kur’ân’ın tayin ettiği ve sınırlarını çizdiği ilkeler doğrultusunda gerçekleşmiştir. Onun davetinin ve taliminin temeli, hikmete, güzel öğüde, merhamet ve yumuşaklık prensiplerine dayanıyordu. Kur’ân ona tebliğ konusunda şu öneride bulunmuştur: “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et…” (Nahl, 16/125) Ayette geçen “hikmet” kavramı çeşitli anlamlara gelmektedir. Hikmet, sözde ve fiilde doğruyu tutturmak, varlıkların özündeki manaları ve Allah’ın emrini anlamak, varlık düzenindeki her şeyi yerli yerine koymak, doğru ve güzel işlere yönelmektir. Allah’ın emirlerini düşünmek ve ona uymaktır. …

Hazreti Mevlana´dan Tavsiyeler

Resim
Şu üç şey hakkında dudağını kıpırdatma: Gittiğin yol, paran, bir de mezhebin.
Çünkü bu üçünün de düşmanı çoktur. Düşman bildi mi sana pusu kurar. (1/84-85/1047-1048)
Ok gibi doğru ol da yaydan kurtul. Çünkü her doğru okun, yaydan fırlayacağına şüphe yoktur. (1/111/1385)
Söz söylemek için önce dinlemek gerekir. Söze, kulak verme yolundan gir.
Dinleme ihtiyacı olmaksızın anlaşılan söz, ancak tamahsız ve ihtiyaçsız olan Allah’ın sözüdür. (1/131/ 1627, 1629)
Sel akmağa başlar başlamaz önünü kes, yolunu bağla. Yoksa alemi perişan ve harap eder, her tarafı yıkar.
Fakat harap olmaktan niye gamlanayım? Harabenin altında padişah hazinesi var! (1/139/1743-1744)
Kimin namazında mihrab ve kıblesi Ayn (Allah’ın zatı, cemali) olursa onun tekrar iman tarafına gitmesini ayn ve kusur bil. (1/141/1765)
(Hak) Bu yolda yolun, tırmalan, son nefese kadar bir an bile boş durma!
Olabilir ki son nefeste bir dem inayete erişirsin. O inayet, seni sırdaş eder. (1/146/1822-1823)
Dünyanın lütfetmesi ve yaltaklanma…