Öğütler Kitabı Pendname Toplam 84 bolum 3. BÖLÜM Okumaya doyamadigim ogretici bir eser.

ÖĞÜTLER KİTABI  PENDNAME ÜÇÜNCÜ  BÖLÜM 41 - 60 / 84


41.Ömrü kısaltan sebepler: 

İnsanın ömrünü beş şey kısaltır. Mademki dinliyorsun bunları hatırında tut ey aziz. Bu beşten biri ihtiyarlıkta muhtaçlık, ötekileri de gariplik, uzun zaman hastalıktır. Bunlarla beraber ölülere bakanların da şüphesiz ömürleri eksilir ey oğul. Beşincisi düşman korkusudur. Bunlar ömre ziyan verir. 
Çünkü düşman korkusu çekenlerin işleri başka türlü olur. Düşmandan korkma, Allah' tan kork ki Allah' ın seni her şeyden korusun. 

42.Yüz suyunu dökmeye sebep olan beş huy: 

Yavrum : Âlemlerin nazarında yüz suyunu dökmemek istiyorsan beş huydan uzak kal. Önce yalancılığın yüzünden itibarını düşürmemek için halka az yalan söyle. Büyüklerle gürültü çıkaran şüphesiz ki gücünü kaybetmiş olur. 
Halka karşı edepsizlik edenler itibarlarını düşünürlerse şaşmamalıdır. Ey güzel huylu : Hafif meşrep olma, çünkü bu huy şerefini kırar. Yavrum : Büyüklerle az uğraş da aptallıkla itibarını kaybetme. Sana dünyada namus ve şeref lâzımsa daima iyi huylu olman gereklidir. Hafif meşrep geçinenlerin namus ve itibarları kendilerinden feryada gelir. 


Halka, doğru sözden başka bir şey söyleme ki, yüzünün suyu ırmak suyuna dönmesin. Yalancılıktan, hiyanetten uzak ol ki, daima yüzünde nur parlasın. İyilikle anılmak istiyorsan kardeş, hiç kimseye kötü söz söyleme. Cihanda gamlı yaşamak istemezsen kimsenin haline kıskançlıkla bakma. Servetin varsa cömertlik yapmaya çalış, bu meziyetle şerefin artsın. 
Cefaya katlanmak ve vefalı olmak meziyetlerini seç, çünkü bunlar şerefli artıran şeylerdir. Halka karşı cömert davranan şüphesiz itibarını yükseltmiş olur. 




43.Namus ve şeref artırma bahsi: 

Namus ve şeref beş vasıta ile artar. Ey idrak sahibi sana söyliyeyim de dinle. İşine sahip ve hazır olursan itibarını artırmış olursun. Cömertlikle itibar yükselir. Akılsızlar ise pintilikleri yüzünden lânet kazanırlar. 
İşine sahip olmıyan kimse yanağından yüz suyunu dökmüş olur. Halka eli vergili olan, onlar nazarında hürmet ve saygısını arttırır. Her vakit tehammül ve vefalı ol ki yüzünde yüz sevinç ışığı göresin. Hünersizlerle dostluk aynı hatadır. Hattâ onlara düşman gözü ile bakman bile yerinde olur. Sırrını düşmandan gizli kalmasını istiyorsan dostlarına karşı çok açılma. 
Halk yanında mahçup düşmemek için eline kovmadığın şeyi yerinden kaldırma. 


44.İman alâmetleri: 

Biricik yavrum, imanın temeli altı şeydir. Can ve gönülden dinlemek istersen bunları sana söyliyeyim. Bu altı temelden üçü yakîn, havf, rica, ötekiler de tevekkül, muhabbet ve hayadır. Yakîn nuru kimin ruhunda parlarsa o iman ehli ve aydın gönüllü olur. Canından havf (Allah korkusu) olmıyanın imânı zayıf olur yavrum. 
Allah korkusu çekenlerin amel defterleri temiz olmasa bile korkma, Tanrı rahmetinden ümit kesme. Allaha tevekkülü (güveni) olmıyanın vay haline, diye ağlarsan yeridir. Kalbinde Allah mıhabbeti olmıyanın amelinden dolayı kazancı rüzgârdan başka bir şey olmaz. Ey Kul, Tanrı' ya sevgi besle ki azabından uzak kalasın. Kardeşim : Haya imandandır. Utanmazlar şeytan zümresindendir. 
Kötülüklerden sakınan iman ehli isen, Hak' tan da utan, halktan da.


45.Ayıpları açıklama bahsi: 

Kardeşim : Halkın ayıplarını yüzüne vurma ki, başkası da senin gizli perdeni yırtmasın. Gönlünün arzusuna göre iş yapma ki, sırtına pişmanlık yükü yüklenmiyesin. Ey hürmet ehli : halkın değerini tanırsan halk da sana saygı gösterir. Efendi : Mademki dilini pek uzatamıyorsun, elini kısa tut, boşuna her tarafa kaçma. 
Cihan bir değer sahibi olmıyanı diri sayma, O ancak ölülerdendir. Kanaaten nasibi olmıyan dünya malı nasıl zengin edebilir? Daima Allahtan korkanlardan olmakla beraber rahmetinden de ümitli yaşa. Düşmanına karşı, ancak afviyle suçunu bağışlamak yolu ile zafer bulabilirsin. Alçak gönüllü ol, Edepli yaşamağa alış, günahtan sakınanların dostluğunu iste. 
Sabır yolunu ara, kimseyi inciltme ki, hüner alanında ün salasın. Zamane bilginleri, tiryaka, cahilleri de öldürücü zehire benzerler. Ey hoca, halk tiryaktan şifa bulur, fakat zehirden kim hayat bulabilir? Sabır, yumuşak huyluluk, bilgi gönül tiryakıdır. Hırs garaz, kin ise öldürücü zehirdir. Bütün iyiliklerin başı halka ekmek vermek (cömertlik göstermek), kapıyı dostlara açık tutmaktır. 
Ne kadar bilgin ve hüner ehli olsan da yine kendini cahillerden aşağı say. 



46.Ahmak kişinin alâmetleri: 

Ahmak adamın iki nişanı vardır. Çocuklarla yoldaşlık, kadınlara düşkünlük. Yavrum : Hayatta hoşnutsuzluk insana kötü huylardan gelir. Güzel huylu olmıyanı ölü say, O diri olamaz. Ayıbını yüzüne karşı söyliyen sana karanlıktan ışığa doğru yol gösterir. 
Sana, yol gösteren her insana karşı teşekkür borcunu yerine getirmek yaraşır. Cihan bilgelerini tanı, güzel huy ile haya libası giyin. Halini iki kişiden gizleme, uzman hekimden, gerçek dosttan. İşinin baştan başa doğru yürütmesini istiyorsan kendi arzuna göre hareket etme oğlum! Elinden gelirse kadınlarla yoldaşlık etme, sırrını da onlara açma. 
E akıllı şeriat ve ahlâk katında beğenilmiyen şeylerin etrafında aslâ dolaşma. Tanrı' nın sana haram kıldığı şeylerden uzak dur ki, iyi ad kazanasın. Tanrı elbette sana rızık kapısını açacaktır. Gönlünü ferah tut, çok üzülme. Kardeşim : güleç yüzlü, hoş sözlü ol ki âlemde cömertlikle ün salasın. Ey Sevdalı : Fazla ölüm korkusuna kapılma, onun vakti gelince önünü, sonunu düşünmez. 
Gönlünü kuruntulardan temizle, elinden gelirse kalbinde kin taşıma. Efendi ameline çok güvenme de gönlünü Tanrı' nın rahmetine bağla. Bütün varlıkların en iyisi güzel huyludur. Halk güzel huylu çok sever. Oğlum daima alçak gönüllü ol. Şerefli insanları süsliyen, hür bile olsa köle farzet. 
Eğer Tanrı sevgililerinin gidişine uymak istersen o gibileri kendinden uzaklaştır, ve onlarla az gçrüş. Bir değersizi iktidar mevkiinde görsen de, dilediğini ondan isteme. Bayağının kapısına ayak basmak, ona raslasan da hal hatır sorma. Elinden gelirse ahmağın işini yoluna koyma, ona iş buyur ama, pek az okşa.

47.Düşmanlardan sakınma bahsi: 

Ek akıl sahibi : Dünyada bir düşkünlüğe uğramamak için iki kimseden sakın. 
Önce kavgacı tabiatlı düşmandan, sonra da cahillerle dostluktan uzak dur. Kendini düşmandan uzaklaştırmakla beraber cahil dostu da yanından ayırmaya bak. Yavrum : halka karşı sert konuşma. Onlara şiddetli davranırsan senden yüz çevirirler. En güzel huylu bilir misin? Halka insafla hareket edip de karşılığını istemiyen. Fakire tatlı bir söz söylemek, ona ipek giydirmekten daha makbuldur. 
Öfkesini yenmek her başbuğun âdetidir. Bu acı da olsa şekerden tatlıdır. Cihanda halk ile iyi geçinmeyenin dirliği şüphe yok ki acı geçer. Küstah ve hayasız adam, iyi bil ki, sütü bozuk bir insandır azizim. Halkın kınamasından kurtulmak istiyorsan daima temiz insanlarla otur.

 48.Düşkünlük getiren şeyler: 

Kişiyi hangi huylar düşkünlük getirir? Anlat dersen bunları sana söyliyeyim. 
Birincisi çağrılmıyan bir adamın, sinek gibi herkesin sofrasına konması. Çağrılmadan bir kimseye misafirliğe giden, halk nazarında bağayı, düşkün ve sürgündür. İkincisi bir cahilin halkın başına kâhya olmasıdır. Sonra daima yaşıyan, halk ile cenkleşen adamların sözüne inanmak. Büyüklerden daha yukarıda oturnak istiyenin düşkünlüğe uğraması uzak değildir. 
Bir zümre ki senin sözüne kulak vermez, yüz sözün de olsa onlara söyleme. Düşmanlardan yardım dileme. Cihanda bundan daha beter düşkünlük yoktur. Mayası bozuklardan murat arama ki, yüzüne düşkünlük tozu konmasın. İtibarsızlığa, tasaya, iradesizliğe düşmemek için kadın ve çocuklarla oyuna girme. 




49.İşe yarıyan altı şey: 

Önce tatlı bir yemek bulasın. Hele dünyada uygun arkadaş, sonra şefkatli bir efendi bulmak da hoş olur. Doğru ve hatasız söyliyeceğin her söz dünyadan ve sana faydalo olan her şeyden iyidir. Âlemden başka değerli olan şey ise olgun akıldır. Bunu böyle bil ve onunla sevin. Hak düşmanını dost tutmak gerekmez. Çünkü sonunda her şey hakka dönecektir. Kimsenin kusurunu yüzüne vurmamalıdır. Öünkü bezesiz et olmaz .(Ayıpsız insan olmaz.) 
Dilediğini Tanrı' dan ise yavrum : Hayır ve şer mahlûkların elinde değildir. Kullara Allah ' tan başka yardımcı yoktur. Yardımcı Allah' tan iste başkalarından bekleme. Her kim Tanrı' nn kahır ve azabından korkarsa süphesiz ondan herkes çekinir. Dilini kötü sözlerden sakınanlar melûn şeytanı emirleri altına almış olurlar.

 50.Güvenmeye değerli olmıyan beş şey: 

Beş kimsede beş şey bulunmaz. Bu öğüdü kendi öğütçünden dinle. 
Birincisi sultanlarda dostluk yoktur. Erenlerin bu sözüne inan. Alçağa mürüvvet gözü ile bakma. Çirkin huylu yücelik bulmaz. Başkalarının malına kıskançlıkla bakanın dimağına nasıl rahmet kokusu erişebilir? Çok yalan söyliyenler de vefa ışığı bulanmazlar.

 51.Saadet alâmetleri: 

Dünyada üç şeyi âdet edinenler cihanda bahtiyar ve talihli olurlar. 
Başa kakmadan hayır işliyen, kendi Tanrı rahmetine lâyık kılar. Daima başkalarının kusurunu gören, bir gün rüsvaylık ağız açamaz olur. Her kimi uygunsuz yolda görürsen başını doğru yola çevirmeye bak ki sevap kazanırsın. Zahmet ve meşakkatini halktan uzak tut. Sakın kimseye angariye yükleme.

 52.Kurtuluş sebeplerine dair: 

Kardeşim : Kurtulmuşlardan olmak istiyorsan üç şeyden yüz çevirme. 
Önce Allah' ın kazasını görmek, sonra da ona can ve gönülden razı olmak gerek. Üçüncüsü nedir bilir misin? Cefadan uzak kalmak. Bu bahtiyarlığa her kim erişirse sefa ehli olur. İrfan, akıl ve idrak sahibi, Hak yolundan başka hiçbir yerde cömertlik gösteremez. Riya ile bulaşmış olan bir sadaka nasıl Tanrı katında makbul olabilir? Amelin altın gibi sâf olmazsa bil ki sarraf, kalp akçaya değer vermez. 
Dünyada servet ve iktidar sahibi olursan nefesini arzulardan uzak tut. 

53.Doğruluk ve emanet: 

Dört şey Hak' kın kerametlerindendir. Mademki benden ders alıyorsun, iyi öğren. Birincisi sözlerinde doğruluk, ikincisi emaneti korumaktır. Bunu iyi anla. Sonra : Cömertlik Allah' ın kerametindendir. Gözünüzü kötü şeylerden sakınmayı da Tanrı' nın bir lûtfu bil. Elinden geldikçe madrabaz ve muhtekirden uzak kaç. Çünkü onlarTanrı düşmanıdır. 
Tanrı bu dört meziyeti kime vermişse O, kötülüklerden sakınan müninlerden olur. Halk yanında senin sırlarını açıklayan cahil ahmakla yoldaşlık etme. Hele vergi ve zekâta mâni olanlarla namazını gafletle kılanlara yaklaşma. Böyle kimselerden daima sakın ki cihanda çok ıstırap çekmiyesin. 



54.Öfke ve sertlik bahsi: 

Dört huydan vazgeç ki, cehennem ateşi seni çok yakmasın. 
Sana dünyada ömür zevki lâzımsa daima öfke ve sertlikten sakın. Eğer huyun halkın ahlâkına uygun gelmiyorsa onların gidişine uyman gereklidir. Elinde geçmiyen şeyler için gönlünü kanaatten ayırma. Can kulağını bu öğüde çevir. Kardeşim : Devlet ve ikbale güvenme. Öğütçünün bu sözlerini aklında tut. Kazadan kaçınmak fayda vermez. Karşısına her ne çıkarsa razı ol. 
Dostlariyle müttefik geçinenler, bütün gönül muratlarına ermiş olurlar.

 55.Cihanın vefasızlığı: 

Cihanda kim itibar sahibi olur bilir misin? Tehlikeden korkusu olmıyan. Bu devran insana pek az vefa gösterir. Onda cefa vardır. Muhabbetle işi yoktur. Acı günlerinde sana dert ortağı olanı sevinç gününde de mutlaka ara. Nimet günlerinde bir kimseye iyiliik edersen o da mihnet günlerinde sana yardıma koşar. 
Tanrı' dan bir devlet bulduğun zaman onu saadeti arasında dostlardan ayırma. Hele senin için gam çekmiş olanları sevinç gününde de sevinç ortağı et.

 56.Tanrı bilgisi ve erenlere dair: 

Ey Babasının canı evlâdı : Tanrı' nı bulmak için onun hakkında edin. Gönülde Tanrı bilgisi hâsıl olmıyan kimse asla muradına eremedi. Tanrı' sını bilen kşi Bekayı Fena mertebesinde görür. 
Ârif olmıyan diri değildir. Tanrı' ya yakınlık şerefine de lâyık değildir. Mademki kendi nefsini ona muhabbetin dolaysiyle biliyorsun. Tanrı' yı da ihsanlariyle tanı. Ârif Hakkı tanıyan kişidir. Ârif olmıyan, insan cinsinden değildir. Ârif gönlünde muhabbet ve vefa vardır. Onun işi Tanrı' sını öğmek ve şükretmekdir. Tanrı' nın marifet verdiği kimsenin gönlünde Hak' tan başka bir şey yoktur. 
Ârif katında dünyanın hiçbir değeri yoktur. Belki kendi varlığı bile gözünde değildir. Marifet rütbesi, Allah' da fani olmaktır. Fani olmıyan nasıl ârif olabilir? Ârif dünya ve ahiretten el çekmişdir. Tanrı' dan başka olan her şeyden uzaktır.Ârifin gayesi Tanrı' ya kavuşmaktır. Bundan dolayıdır ki O mutlak olarak kendi bendiğinden geçmiş bir haldedir. Bu cihan neye benzer söyliyeyim mi? İnsanın rüyada gördüğü şeylere. 
Uykudan uyandığı zaman, gördüğü rüyadan hiçbir şey kalmaz. Bir dirinin düşüp ölmesi de böyledir. Cihandan giderken kendisi için hiçbir şey götürmez. Her kimin iyi ameli varsa ahiret yolunda yoldaşı odur. Bu cihanı, daima kocasının karşısında süslenen güzel yüzlübir kadın bil. İnsanı kucağında besler ama, sayısız cilveler, acılar gösterir. 
Bir gün kocasını uyumul bulunca şüphesiz hemen onun canına kasdeder. Ey Hüner sahibi aziz : Bu aldatıcı sevgiliden sakınmak da sana düşer.




 57.Takvanın faziletleri: 

Oğlum : Makbul ve itibarlı insan olmak istiyorsan tkva yolundan ayrılma. Din yapısı takvadan bayındırlaşır. Fakat tamah yüzünden de harap olur. Takva ilminden ders alanlara Tanrı' dan başka her şeyden uzaklaşmak yaraşır. 
Allah korkusu takvadan doğar. Takvasız yaşıyan kepaze olur. Takva ile kendini doğru yola getiren kişinin hareketi de, sükûtu da hep Ahhal içindir. Takvasız, Tanrı' dan sevgi umanları muhabbetle yalancı say. 

58.Takva ve tövbe: 

Takva nedir? Giyecek, içecek ve yiyecekte haram ve şüpheli şeyleri terk etmek. Bu varlıklar ihtiyaçtan artık olunca helâl sayılırsa da takva ehli katında günah ve ziyandır. 
Takva, ilim ve amel ile beraber olunca sana ihlâs yaraşır. Ey Tanrı kulu : Ansızın bir günah işledinse hemen tövbe et, günahının özürünü dile. Peşin bir güna meydana gelince ona veresiye tövbenin hiç faydası yoktur. ilerde yaşamak umudu ile tövbeyi geciktirmek hatadır. Çünkü Hayat umudu boştur.

 59.Hizmet şerefi: 

Yavrum : Mademki elinden geliyor. Hizmet yolunu seç ki, Murat atını eyerliyesin. 
Erenler hizmetinde bulunan bir kula, Feleğin kubbesi hizmetkâr olur. Hizmete bel bağlıyan kimse, dünya âfetlerinden korunmuş olur. Tanrı adamları önünde hizmet edeni Allah devletû ve hürmetlû kılar. Hizmet ehline cennette yer vardır. Kıyamet günü (onlar için) sorgusuz ve sualsizdir. Hizmet görenler kardeşlerine de şefaatçı olurlar. Onların cennetteki yerleri yüksetir. 
Hizmet ehli ne kadar âsi ve fesatçı da olsa yine yüz sofudan daha iyidir. Her hizmet ehline Tanrı oruçlu ve namazlı kulların sevabını verir. Hizmet uğrunda kemer bağlıyan marifet ağacından meyva yer. Cenneti, erenler hizmetinde olanlara verirler. Onlara gaziler sevabı da ihsan edilir. 



60.Misafire ikram ve ağırlama: 

Kardeşim, Misafiri aziz tut ki sen de Allah' tan izzet bulasın. 
Misafiri iyi konuklıyan iman ehlinde Tanrı rahmet kapısını açar. Tabiatı misafirden hoşlanmıyan kimseen Allah' da, peygamber de incilir. Misafire hizmet eden kuli kendisini Tanrı katına lâyık bir dereceye yükseltir. Misafiri güler yüzle karşılayan Allah' tan ölçüsüz lûtuflar görür. Ey ev sahibi : fazla külfetten uzak ol ki, misafirden sana ağırlık gelmesin. 
Mısafir Tanrı vergilerinden bir nimettir. Ondan kaçınan alçaklık etmiş olur. Akılsızın sofrasına misafir olma. Misafirin gelince de ondan gizlenme. Halktan veya ululardan misafirin kim olursa olsun, önüne yiyecek getirmek gerekir. Misafire ikramda bulunan iyi ün kazanmağa çalışmış olur. Yavrum : Azdan, çoktan neyin varsa dervişin önüne koymak gerekir. 
Açlara Allah için ekmek ve ki sana Adn cennetinde yer versinler. Her kim çıplak bir vücudu giydirirse Tanrı ona rahmetinden bir müjde yollar. Çıplak bir fakire elbise verene Tanrı iki âlemde de yardımcı olur. Yoksulların deliğini yerine getirirsen başında ikbalden bir taç bulursun devlet ve ikballe bahtiyar olan gizli, aşikâr hayra çalışır. 
Oğlum : Aslâ cimrinin yemeğini yeme. Hayatta onların sofrasına pek az otur. Pintinin ekmeğini hep zahmet ve meşakkatle doludur. Cömerdin ekmeği ise Nur ve Işık gibidir. Çağırılmadıkça kimsenin sofrasına gitme. Karga gibi lâşe pe şinden koşma. Alçaklardan iyilik umma, onların damını direksiz say. Bir hayır işlediğin zaman onu kendinden bilme, her gördüğüne iyi gözle bak, fena görme. 




FAYDALI DUALAR Okuyalim insALLAHu rahman.

Bismillahirrahmanirrahim

Müslimin rivayet ettigi hadiste Peygamber Efendimiz söyle buyurmustur :
"Kim okumayi murad ederek Mushaf'i alirda su duayi okursa,
Allah o kimseye her harf için elli bin hasene verir."
Ey Allahim! Sen O'nu hak ile indirdin,o da hak ile indi.
Allah'im Kur'ana ragbetimi büyüt, O'nu gözüme nur, gögsüme (kalbime) sifa kil.
Ey Allah'im! O'nunla dilimi süsle, O'nunla yüzümü güzellestir,
O'nunla cismimi kuvvetli eyle, Sana itaat ederek gecenin derununda,
gündüzün bölümlerinde O'nu okumayai bana nasip eyle,
beni, Peygamber(sav) ve O'nun hayirli ali ile hasr u cem eyle.
Rahman'in rizasi,ehl-i iman kabirlerinin nurlanmasi, bütün peygamberlerin seyyidi, günesi,
Allah elçilerinin Ay'i olan -Rahmanin salavati üzerine olsun- Efendimiz Muhammed Aleyhisselamin
ruhu, seytanin tardi, günahlarin düsürülmesi, tevbelerin kabulu, derecelerin yükselmesi,
nar-i cehennemden kurtulus, imanin devami ve Rahman'a kavusmak için Kur'an okumaya niyet ettim.
Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi) ! (Senin rahmetini dilerim)
Hamd ü sena, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.







Iki rekât "Isrâk" namazi kilana bir Hac ve bir Umre sevabi vardir.
(sabah kerâhât vakti geçtikten sonra 1-2 saat civarinda kilinmali)


En EFDÂL Salâvat'i Serife: ALLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve
âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me'lumatike ve bârik ve sellim"



Bu duayi sabah günes dogmadan 3 kere ve aksam günes battiktan hemen sonra okuyan,
korkmaya tek layik olan yalniz ALLAH'tan C.C. korksun.
Basta zalim devlet baskani , seytan, cin ve insanlarin serrinden,
büyü ve efsunlardan hiçbiri ALLAH'in C.C. izniyle hiçbir sekilde zarar veremez.
Zehir verilse tesir etmez ALLAH'in izniyle:
"Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi sey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym"




Bulgaristan'da son Osmanlı

Mehmet Hamit, Osmanlıca hem okuyup hem yazabiliyor.

Bulgaristan'ın Rodop dağlarındaki Ribnovo köyünde oturan 88 yaşındaki Mehmet Hamit, bölgede Osmanlıca okuyan ve yazdığı bilinen tek kişi. Bölgede 'eski yazı' olarak nitelendirilen Osmanlıcayı kendi kendine çözdüğünü anlatan Hamit, dini bilgileri öğrenme adına eskiden kaynakların kıtlığından dolayı Osmanlıca eserlere başvurduğunu söylüyor.
Mehmet Hamit
Mütevazi yaşamıyla dikkat çeken Mehmet Hamit, "Ne Osmanlıca ne de Türkçeyi iyi bildiğimi düşünmüyorum; sadece kitaplardan kendime yetecek kadar istifade ediyorum." sözlerine yer veriyor.
Küçük yaştan beri bırakmadığı orucunu tutmaya devam eden Mehmet Hamit,
vakit namazlarında camiye gidiyor ve teravihleri de kaçırmıyor. İlerlemiş yaşına rağmen sandalye ve değnek kullanmadan namazını eda ediyor. Vakti olduğunda nafile yerine kaza kılmayı tercih eden Mehmet amca, sohbetlerinde ve sorulan sorularda sık sık hadislere başvurup kitaplardaki yerini açıp okuyor. Bu yüzden de daha uzun ömür isteyip istemediği sorusuna sünnetteki ifadeye başvurarak "Yaşamım hayırlısı ise yaşayayım, ölümüm hayırlısı ise burada durmama gerek yok" diyor.

BELİNDE KUŞAK, BAŞINDA SARIK  MAASALLAH nazar degmesin 
Giyimine de çok dikkat eden Mehmet Hamit, el işlemeli kuşağını beline sarıp, bir zamanlar kullanılan kemerle sıkıyor. Ayrıca örme çoraplarını ayağına geçiriyor, gençliğinden beri taktığı sarığını da çıkarmıyor. Bununla ibadetlerin 70 kez daha sevaplı olduğunu söylüyor. Geniş aba pantolon giyen Mehmet Hamit'i, hem kılık kıyafeti hem de Osmanlıcaya vukufiyeti sebebiyle bazıları 'Son Osmanlı' diye anıyor.
Mehmet Hamit'in 'Tebliğ erinin' okuduğu kitaplardan notlar tutarak oluşturulan bir defteri bulunuyor. Bunun dışında her 'mühim meseleyi' eline kağıt kalem alarak not ediyor. Günümüzde Müslümanların en büyük problemlerinden birinin başkalarına benzeme isteği olduğunu söyleyen Mehmet Hamit, kendi benliğinden uzaklaşılan bir ümmet görüntüsüne şahit olduğunu aktarıyor.

Günlük duaları arasında en çok zikrettiği imanlı bir şekilde ahirete irtihal etmesi olduğunu söyleyen Mehmet Hamit'in 4 çocuğu, 8 torunu bulunuyor. Köyde, ondan başka sarıkla dolaşan 2 kişi daha bulunuyor. Üçü de 1925 yılı doğumlu olan bu kişiler eskilerin son temsilcileri olarak çevreden saygı görüyor.


Sayin Kardeslerim  Facebook  sayfama destek olurmusunuz 
LiKE Begen  yapmaniz yeterlidir  ALLAHcc Hepinizden razi olsun AMiN..





Öğütler Kitabı Pendname Toplam 84 bolum 2. BÖLÜM Okumaya doyamadigim ogretici bir eser.

ÖĞÜTLER KİTABI  PENDNAME İKİNCİ BÖLÜM 21 - 40 / 84

21.Ahmakların vasıfları: 

Ahmaklığın dört alâmeti vardır. Sana söyliyeyim de öğrenesin. 
Kendi ayıbını görmeyip de, başkalarının küsurunu aramak. Gönlüne cimrilik tohumu saçtığı halde cömertlik ummak. Huyu ile halkı hoşnut etmiyen kimsenin Tanrı kapısında hiçbir değeri yoktur. Âdeti huysuzluk olanın işi daima nefret kazanmaktır. Kötü huy, tende canın belâsıdır. Huysuz kişi insandan sayılmaz. 
Cimrilik Cehennem ağacından bir daldır. Zavallı cimricik de mezbaha köpeklerine benzer. Cimri nerede cennet yüzü görsün? O Fil' in ayakları altına düşmüş bir sivrisinektir. Cimriliğin pintiliğinden kendini bir tarafa çek ki ahmaklar zümresinden sayılmıyasın.

22.Afiyet bahsi: 

Ey Aziz,Belâdan kurtulmak için iki şeyden el çekmek gerektir. Git, dünya ve nefsinden elini uzak tut ki belâların seninle bir işi olmasın. 
Hırs ve tamah hastalıklarına tutuldunsa sana her taraftan belâ yüz gösterir. Para sevdasında olmıyan kişi her nerede olursa oldun selâmettedir. Ey Oğul, nefîs ve dünya kaydından kurtul ki belâdan da, tehlikeden de uzak kalasın. Nice kimseler var ki, zavallı nefîsleri yüzünden belâya uğramış, gamla arıklaşmıştır. O nefîs belâsında değil midir ki, zavallı muratsız kuş gelip avcının tuzağa düşer. 
Ey oğul, gönül hoşluğu ile yaşamak istiyorsan cihanın variyle yoğunu eşit say. Hakkın kahir ve azabından korkusuz yaşama, her mümini inciltmek sevdasını gütme. Belâda hiç kimseden yardım isteme, çünkü Allah' tan başka feryatlara yetişen bir yardımcı yoktur. İncittiğin kimselerden özür dile ki hesap yerinde sana düşman kesilmesin. Nimetler ısı Tanrı' dan zenginlik dileyenler, o zenginliği kanaatta bulabilirler. 




23.Akıl ve ilim alâmetleri: 

Ey Aziz, Akıl ve bilgi sahiplerinin dört şeyden uzak bulunmaları gerekir. Akıllı ve bilgili kişi, işin beceriksizlere ısmarlamamalı, değersizere de iyilik yapmamalıdır. Akln varsa kötülüğe heves evme, mademki göçeceksin eli boş gitme. Yumuşak huylu ve aydın gönüllü olan zamanede dertsiz yaşar. Dünyada herkesten ileri geçmek istersen, tuz ekmek dağıtmakta eli açık ol. 
Zamanede adalet göstermek istiyorsan ey oğul buyruğun altında olanları iyi koru. Verdiği öğüdü bizzat tutan, bunu başkalarına da dinletebilir. Kendi öğütleriyle amel etmiyen kimsenin sözünü başkaları hiç tutmaz. Ey Akıl sahibi : Şeriat kapısında çirkin görülen her ne varsa onun etrafında dolaşma. İşinin baştan başa doğru gittiğini görmek istersen, kendi isteğine göre hareket etme. 


24.Kurtuluşa dair: 

Ey Aziz : şüphe yok ki kurtuluşu üç yolu vardır. Bunlar sana söyliyeyim de aklında tut. 
Birincisi Tanrı' dan korkmak, ikincisi helâl rızık aramaktır. Üçüncüsü de doğru yolda yürümektir. Bu üç meziyete sahip olan kendini kurtarmıştır. Ey delikanlı, alçak gönüllülüğü âdet edinirsen bütün cihan seni sever. Zenginler ve kuvvetliler önünde baş eğme, eğer onlara kulluk ederseniz şüphesiz dinin elden gider. 
Para için zengine meddahlık yapma, bu murdarı ne yapacaksın? Zamane zenginleri ölü insanlardır. Ey Oğul, ölülerle ne işin var? Sayısız mal ve altın topla, sonra kabrinde bunların hasretini çek. 



25.Tanrıyı anma bahsi: 

Ey Oğul, eğer adalet ve ihsanından haberin varsa daima Tanrı' yı an. Geceyle gündüzü, Allah' ı anmakla yaşat, günlerini gaflette geçirme. 
Allah zikri, bu ruhun gıdası, bu yaralı gönlün merhemidir. Tanrı zikri, sana can yoldaşı olduktan sonra nasıl köşk ve saray hevesinde olabilirsin? Tanrıyı unuttuğun anda şeytanla yoldaş olursun. Ey İman ehli Tanrı zikrini dilinden bırakma ki iki âlemde şeref ve kuvvet bulasın. Zikirde önce ihlâs gerekir. Samimî olmıyan zikir nasıl dürüst olabilir? 


26.Zikrin nevileri: 

Zikir hilâfsız üç şekilde olur. Bu sözü boş bie lâf zannetme. Avamın zikri ancak dil ile, erenlerin zikri ise kalb ile olur. En yüce erenlerin zikri de sır iledir. Zikretmiyen daima ziyandadır. Tanrı' nın ululuğunu dile getirmeden zikretmek bid' at, zikirde başka bir şart da hürmettir. Her uzvun başka bir zikri vardır, ey oğul, yedi âza da ayrı ayrı zikreder. 
Elin zikri, her zavallının yardımına uzatmak, ayağın zikri yakınlarını ziyaret etmektir. Gözün zikri, Tanrı korkusiyle yaş dökmek ve onun âyetlerini temaşa etmektir. Kulak zikrini de doğru sözleri dinlemekten ibaret bil, mümkünse gece gündüz zikre çalış. Kalbinin zikri sende Tanrıaşkını doğurur, çalış ki bu zikri elde edesin. Cehaleti yüzünden daima günahta olan, Tanrı zikrinden ne zevk duyabilir? 
Dilin zikri Kuran okumaktır. Bunlardan nasibi olmıyan kişi müflislerdendir. Daima Tanrınimetlerine şükret ki, Tanrı da sana nimetlerini tamam versin. Ey Oğul yaratıcının hamt ve senasını söyle ki, ömrünü baştan başa berbadetmiyesin. Daima hakkı öğmekten dilini ayırma ki, yoksulluk ateşinden kurtulabilesin. Dudağını Tanrı zikrinden başka sözlerle kıpırdatma, çünkü erenlerin işleri hep böyle olmuştur. 


27.Olgun aklın delilleri: 

Dört şey herkes için iyidir. Sana söyliyeyim da aklında tut ey aziz. Birincisi iyilik yapmaklığın, ikincisi aklını başına toplamandır. Üçüncüsü sabırlı adamlarla düşüp kalkmak, sonuncusu da halka saygı göstermek ödevini yerine getirmekdir. 



28.Kötü huylar: 

Ey güzel huylu : başka dört tabiat daha vardır ki bütün yaratılmışlardan daha çirkindir. O Dörtten birincisi hasetdir ki, bir nevi kindir. bundan sonra da ucüb (kendinş beğenme) gelir. 
Üçüncüsü hışım (öfkesini yenememek), dördüncüsü de kıskançlıktır. Ey Oğul.: Bu huyların tozlarından silkin, çünkü bu hareketler çirkindir. İçindeki katkıları at da altın gibi sâf ol, toprak olmadan önce toprak gibi alçak gönüllü ol. Hırsı bırak da kanaata alış. Nihayet bir gün ölümü düşün. Daima dostlarla düşüp kalkmaya bak, elinden gelirse düşman yüzünü hiç görme. 


29.Talihsizlik alâmetleri: 

Talihsizlik nişanı dört şeydir. Aydın gönüllü isen bunları hatırında tut. Ahmağa fikir danışmak, cahile para vermek talihsizliktir. Dostların öğütlerini dinlemeyen kafasız hakikatte bir talihsizlikdir. Dünyadan ibret almıyan bahtsız cihanın nefretini kazanmış olur. ahmakla meşveret eden zavallıyı, melûn şeytan yolunu şaşırmış köpeğe döndürür. 
Malını cahillere teslim eden insan nasıl mesut olabilir? Ahmakın eline para girince bol bol harcıyarak telef eder. Ahmak dosttan öğüt dinlemez. Cehaleti yüzünden de ipini koparır gider. Ey Delikanlı : Zamaneden ibret al ki, ahmaklar sırasında sayılmıyasın. Akıldan haberi olanlar nazarında bahtsızlık, yolunu şaşırmak demektir. 



30.Büyük ve makbul sıfatlar: 

Dört şey büyük ve muteberdir. Bunlar, görünüşte ufak fakat pek önemlidir. bunlardan biri düşman, öteki ateş, üçüncüsü gönüllere hoş gelmeyen hastalıklardır. Dördüncüsü de senin beziyen bilgidir. Bunlar sana küçük görünmesin. Gözünde düşmanı küçük gören, bir gün onu belâsından feryad eder. bir atşe kıvılcımı bir kere parladı mı, bütün alemi ondan yanmış görürsün. 
İlim, az bile olsa hor bakma, çünkü ilmin hesaba sığmayan bir değeri vardır. Azıcık ağrının bile hemen çaresini ara, yoksa hastalık başladı mı, âciz kaldığını anlarsın. Baş ağrısının ilâcını aramıyan kimse, mizacının fenalaşmasından korkmalıdır. Ey Oğul : Bir gün ayaklanmağa mecbur kalacağını düşünerek düşman sözünden daima sakın. Ufak bir ateş su ile söndürmek mümkündür. Fakat alev ortalığı sardı mı eyvahlar olsun. 


31.Rüsvaylıktan doğan şeyler: 

Ey Oğul : Herkese olan dört şeyden dört şey daha meydana gelir. İnatcılıktan rüsvaylıkdoğar. Öfkeye de pişmanlık ilâcı fayda vermez. Şüphesiz kibirden düşmanlık, tembellikten de düşkünlük hâsıl olur. Ortada bir inatçı peyda olursa halk onun uğursuzluğundan kepaze olur. Öfkesine uyan cahilin kazancı pişmanlıktan başka bir şey olmaz. 
Kibirden başı havada olan kimsenin dotsları, sonunda kendisine düşman olurlar. Her kim tembelliği âdet edinirse horlukla baltayı ayağına vurur. Öfkesini yenemiyen kimse sonunda çok pişmanlık çeker. Hele miskin ve obur kimse ise insan değil belki öküzden, eşekten daha aşağıdır. 


32.Bekası olmıyan dört şey: 

Ey Hoca! Dört şeyin ömrü azdır. Ey güzel yüzlü iman ehli iyi dinle! 
Sutlanın zülmü çok sürmez. Sonra dostların itabı az devam eder, fakat pek hoş olur. Bununla beraber kadının gösterdiği sevgiyi de yabancıların dostluğu gibi süreksiz bil. Kadın, bir zaman için muhabbetli görünürse de varlığını azalınca ağzını açar. Sultan tebaasına zulüm ederse hükümdarlığının ömrünü kısaltmış olur. Sana dostlardan gelen itibar da, su üstünde yazı çabuk geçer. 
Yabancılarla yaşıyan insan, onlardan pek az dostluk görür. Karga gülün kokusundan uzak düşünce bülbülün yoldaşlığından nefret duyar. Yabancılar dostluğu çok gönül sıkıcıdır. Bunu herkes bilir. Ey Oğul : Yabancı gördüğün zaman ondan yel gibi kaç. 


33.Şükür bahsi: 

Dört şey dört şeyle tamam olur. Ey çocuk bunu dinlerken hatırında tut. 
Kişinin ilmi akliye olgunlaşır. Nihayet de fiil ve amele güzelleşir. Dinin, kötülüklerinden sakınmakla kemal bulunur. Nimetin de şükür ile bollaşır. Kulun olgunluğu dinde görünür. Sanatı züht, âdet ibadet olur. Îlim, aerginliğinden doğar. Senin amelsiz niyetine de kimse bakmaz. Şükür, nimete büyük kemal verir, gafilleri yola getirir. 
Şükretmek, nimetin elden gitmesine sebep olur. Şükredenlerin kazancı da nimet bolluğudur. Akılsız kişi, ilimden bir fayda elde edemez. Akılsızlar yanında oturmak gerekmez. Ey Oğul : Akılsız ilim ziyandır. İlim bir kuş ise akıl onun kanadıdır. İlim sahibi olup da amel etmiyen akıl yolundan uzaklaşmış olur. 


34.Geri çevrilmesi mümkün olmıyan şeyler: 

Elden gittikten sonra geri döndürülmesi imkânsız olan şeyler dörttür. 
Ansızın ağızından çıkan bir söz, yaydan fırlayan bir ok. Söylenmiş söz nasıl geri alabilirsin? Sonra hiç kimse olmuş bir kazayı geri çeviremez. Attığın ok nasıl geri döner? İşte boşuna harcadığın ömür de böyledir. Düşünmeden söz söyliyen çok pişmanlıklar çeker. Söylemediğin sözü söyliyebilirsin fakat söylediğini gizliyemezsin. 
Ömrün her nefesini ganimet bil, çünkü gitmekten sonra bir daa geri dönmez. Hiç kimse kazayı başından savamaz. Kazaya razı olan da fena bir harekette bulunmamış olur. Selâmette kalman istiyen, ağzına mühür vurmalıdır. Ömrüne ne kadar değer versen yeridir. Çünkü elden gittikten sonra bir daha bulamazsın. 



35.Sessizlik ve çömertlik: 

Dört şeyden dört şey çıkar. Ey Aziz, bu nükteyi benden dinle de hatırında tut. 
Sükûtu âdet edinen emniyette yaşar, bir düşüncesi olmaz. Sana selâmet gerekse sükût et. Ancak iyiliğini açıklayanlar emniyette olurlar. Yiğit cömertlikle yücelik bulunur. Şükür nimeti artırır. Cömertler daima yücelik bulurlar. Nimetin şükürle bollaşır. Sakin ve sessiz yaşıyan insan sırtına bir selâmet hırkası giyimiş olur. 
Daima güvenlikte kalmak istiyorsan git cihan halkına iyilik yap. Her kim cömertlik ve kerem huylarını âdet edinirse halk arasında saygı görür. İyilik veya kötülük yapan herkes, iyi bil ki bunun kendi nefsine yapılmış olur. Ey kardeş tanrı kulu ol, elinden gelirse cömert ve vergili ol. Cimrilerim miskinliğinden sakın ki, seni cehennem ateşi yakmasın. 


36.Bazı huyları meydana getiren birkaç huy: 

Dört şeyden dört şey ürer. Bu nükteyi idraki yüksek olanlardan başkası anlıyamaz. Bu dört iş kimden belirirse elinde olmıyarak öteki dörtünü de görür. Dilencilik yapan horluğa uğrar. Ötekini berikini küçük görende yalnız kalır. Bir işin sonunu düşünmiyen kimse neticede bir gün pişmanlık çeker. İşinde ihtiyatlı davranmayanı da gönlüne ağrılar çöker. 
Sultanla kavgaya kalkışn, işini baştan başa harabeder. Kötü huyları yüzünden geçimsizlik edenler, şüphesiz dostlarını kaçırırlar. Sultana karşı yiğitlik dâvası güden malının canının mahvını hazırlamış olur. Padişaha isyan edenin de gündüzü karanlık geceye döner. Kibirle baş kaldıranlar kurt gibi insanlardan uzak yaşarlar. 


37.Düşman peyda etmek ve borçlanmak: 

İnsanı düşkünlüğe uğratan dört şeydir. Ey hak sever, sana söyliyeyim de kulak ver. Çok düşman, hesapsız borç, sayısız iş, kalabalık aile. Yazıklar olsun borca batmış olan o miskine ki, her an kaygusundan kan içmektedir. Düşmanı çok olnların da daima aydın gözleri bulanık olur. Hele çok iş yüklenenlerin dünyada işi gücü feryat ve şikâyettir. 


38.Sakınılması gerekli dört şey: 

Ey Oğul dört şey hatadan sayılır. Dinle ki sana baştan başa anlatayım. Birincisi kadından vefa ummaktır ki, bu sâf insanlar için büyük hatadır. Düşman beslemek nasıl yanlış bir hareket ise kötü nefsin muradını yerine getirmek de öyledir. Kötülerden sakınmak nasıl ayrı bir hata ise yaramaz çocuklarla yoldaşlık da bunlardan beterdir. 


39.Minnat sahibi Tanrı' nın vergileri: 

Dört şey Tanrı vergisidir. Söyliyeyim de aklında sakla ey sağlam düşünceli dinleyici. 
Önce tanrı buyruklarını yerine getirmek, ikincisi de ana ve babayı kendinden hoşnut kılmaktır. Üçüncüsü hüküm şeytanla savaşmak, dördüncüsü zavallılara iyilik yapmaktır. 


40.Ömrü uzatma sebepleri: 

İnsanın ömrü dört şeyle uzar. Ey aziz can, bu öğüdü dinle. Birincisi güzel ses dinlemek, ikincisi ay gibi güzel yüzler seyretmek, üçüncüsü malından, canından kaygusuz yaşamak. Bunlar insanın ömrünü artırır. 
Hele işi gönlünün isteğine uygun olanın ömrüne bereket çöker. 




16.yüzyıl divan edebiyatının önemli eserlerindendir. 
Pend öğüt demektir. Pendname bir ahlak kitabıdır.

Feridun Attar, 11-12'nci yüzyıllarda yaşamış 

ve Pendname (Öğütler Kitabı) ile 

Doğu-İslam düşüncesinin önemli 

isimlerinden biri olmuştur