Yayınlar

Ocak 26, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Are Human Rights Compatible with Islamic Values / İslami değerler İnsan Hakları ile uyumludur

Resim
In Islam, the origins and implications of human rights are supported by the revelations in the Qur'an, God's promise and message to all of mankindAs we commemorate the 20th anniversary of the U.N. proclamation of Human Rights and celebrate the life of human rights champion Nelson Mandela, I cannot help but reflect on the core values of human rights as revealed in Islam 1,435 years ago. Historically, man has always struggled to ensure human dignity and equity without discrimination and bias. The message of Islam, on the other hand, has consistently and universally promoted human rights and freedoms as fundamental for human development. In Islam, the origins and implications of human rights are supported by the revelations in the Qur'an, God's promise and message to all of mankind. The Qur'an is meant to be universal, and clearly speaks to all of humanity: "O mankind! We have created you from a single (pair) of male and female, and made you into nations and tribes…

Are Human Rights Compatible with Islamic Values / İslami değerler İnsan Hakları ile uyumludur

Resim
In Islam, the origins and implications of human rights are supported by the revelations in the Qur'an, God's promise and message to all of mankindAs we commemorate the 20th anniversary of the U.N. proclamation of Human Rights and celebrate the life of human rights champion Nelson Mandela, I cannot help but reflect on the core values of human rights as revealed in Islam 1,435 years ago. Historically, man has always struggled to ensure human dignity and equity without discrimination and bias. The message of Islam, on the other hand, has consistently and universally promoted human rights and freedoms as fundamental for human development. In Islam, the origins and implications of human rights are supported by the revelations in the Qur'an, God's promise and message to all of mankind. The Qur'an is meant to be universal, and clearly speaks to all of humanity: "O mankind! We have created you from a single (pair) of male and female, and made you into nations and tribes…

Bir İmparatorluğun Doğuşu OSMANLI KUDRETİ

Resim
OSMANLI KUDRETİNİN DOĞUŞUAnadolu Türklüğünü yeniden birliğe kavuşturan, yayılmasını ve güçlenmesini sağlayan Osmanlı hânedânının ortaya çıkışı meselesi, Batı Anadolu’nun Uç bölgesinde yeni bir Türkiye’nin doğuşu ile sıkı sıkıya bağlıdır. Osmanlı hânedânının mensup bulunduğu Oğuzların sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyu, dokuzuncu milâdî asırdan îtibâren Selçuklularla beraber Ceyhun Nehrini geçerek İran’a geldi. Rivâyetlere göre Horasan’da Merv ve Mahan tarafına yerleşen Kayılar Moğolların tecâvüzleri üzerine yerlerini bırakarak Âzerbaycan’a ve Doğu Anadolu’ya göç ettiler. Bir rivâyete göre Ahlat’a yerleşen Kayılar oradan Erzurum ve Erzincan’a daha sonra Amasya’ya gelerek oradan Haleb taraflarına göç ettiler. Bir kısmı Caber Kalesi civarında kalırken diğer bir kısmı Çukurova’ya gitti. Çukurova’ya gelenler, daha sonra Erzurum civarında Sürmeliçukur’a vardılar. Aralarında çıkan ihtilaf üzerine bir kısmı asıl yurtlarına dönerken, Ertuğrul ile kardeşi Dündar’ın emrindekiler, bir müddet …

Bir İmparatorluğun Doğuşu OSMANLI KUDRETİ

Resim
OSMANLI KUDRETİNİN DOĞUŞUAnadolu Türklüğünü yeniden birliğe kavuşturan, yayılmasını ve güçlenmesini sağlayan Osmanlı hânedânının ortaya çıkışı meselesi, Batı Anadolu’nun Uç bölgesinde yeni bir Türkiye’nin doğuşu ile sıkı sıkıya bağlıdır. Osmanlı hânedânının mensup bulunduğu Oğuzların sağ kolu olan Günhan kolunun Kayı boyu, dokuzuncu milâdî asırdan îtibâren Selçuklularla beraber Ceyhun Nehrini geçerek İran’a geldi. Rivâyetlere göre Horasan’da Merv ve Mahan tarafına yerleşen Kayılar Moğolların tecâvüzleri üzerine yerlerini bırakarak Âzerbaycan’a ve Doğu Anadolu’ya göç ettiler. Bir rivâyete göre Ahlat’a yerleşen Kayılar oradan Erzurum ve Erzincan’a daha sonra Amasya’ya gelerek oradan Haleb taraflarına göç ettiler. Bir kısmı Caber Kalesi civarında kalırken diğer bir kısmı Çukurova’ya gitti. Çukurova’ya gelenler, daha sonra Erzurum civarında Sürmeliçukur’a vardılar. Aralarında çıkan ihtilaf üzerine bir kısmı asıl yurtlarına dönerken, Ertuğrul ile kardeşi Dündar’ın emrindekiler, bir müddet…

İslamiyet Her Devre Hitap Eder

Resim
Elhamdulillahi rabbil alemin  İslamiyet Her Devre Hitap Eder
İctihad yapabilecek özellikler ve üstünlükler, ancak Eshâb-ı kirâmda ve sonra, ikiyüz sene içinde yetişen, ba’zı büyüklerde bulunabildi. Daha sonraları, fikirler, reyler dağılıp, bid’atler çıkıp yayıldı. Böyle üstün kimseler azala azala, dörtyüz sene sonra, bu şartları hâiz kimse, ya’nî mutlak müctehid olarak meşhûr olan görülmedi. 

Hicretten dörtyüz sene sonra, müctehide ihtiyâc da kalmadı. Çünkü, Allahü teâlâ ve Onun Resûlü Muhammed aleyhisselâm, kıyâmete kadar hayât şekillerinde ve fen vâsıtalarında yapılacak değişikliklerin, yeniliklerin hepsine şâmil olan ahkâmın hepsini bildirdiler. Müctehidler de, bunların hepsini anlayıp, açıkladılar. 

Sonra gelen âlimler, bu ahkâmın, yeni hâdiselere nasıl tatbîk edileceklerini, tefsîr ve fıkh kitâblarında bildirirler. “Müceddid” denen bu âlimler kıyâmete kadar mevcûddur. Bunlar da ahkamın yeni hadiselere nasıl tatbik edileceğini bildirdiler. 
“Fen vâsıtaları değişdi. Yeni hâdiselerle k…

İslamiyet Her Devre Hitap Eder

Resim
Elhamdulillahi rabbil alemin  İslamiyet Her Devre Hitap Eder
İctihad yapabilecek özellikler ve üstünlükler, ancak Eshâb-ı kirâmda ve sonra, ikiyüz sene içinde yetişen, ba’zı büyüklerde bulunabildi. Daha sonraları, fikirler, reyler dağılıp, bid’atler çıkıp yayıldı. Böyle üstün kimseler azala azala, dörtyüz sene sonra, bu şartları hâiz kimse, ya’nî mutlak müctehid olarak meşhûr olan görülmedi. 

Hicretten dörtyüz sene sonra, müctehide ihtiyâc da kalmadı. Çünkü, Allahü teâlâ ve Onun Resûlü Muhammed aleyhisselâm, kıyâmete kadar hayât şekillerinde ve fen vâsıtalarında yapılacak değişikliklerin, yeniliklerin hepsine şâmil olan ahkâmın hepsini bildirdiler. Müctehidler de, bunların hepsini anlayıp, açıkladılar. 

Sonra gelen âlimler, bu ahkâmın, yeni hâdiselere nasıl tatbîk edileceklerini, tefsîr ve fıkh kitâblarında bildirirler. “Müceddid” denen bu âlimler kıyâmete kadar mevcûddur. Bunlar da ahkamın yeni hadiselere nasıl tatbik edileceğini bildirdiler. 
“Fen vâsıtaları değişdi. Yeni hâdiselerle k…

Anlamadığınız Akıl Erdiremediğiniz Hususlarda Tabi Olunuz

Resim
“Akılınızın Erdiremediğiniz Hususlarda Tabi Olunuz!”
Haş suresinin ikinci ayetinde,”Ey akıl sahipleri! Akıl erdiremediğiniz mes'elelerde, onları bilen ve derinliklerine tâm ermiş olanlara tâbi olunuz” buyurulmaktadır. Burada tabi olunması emredilen kimseler, müctehidlerdir. 

İctihâd makamına varmış bulunan bu yüksek kimseler, kendi ictihâdlarına göre hareket etmek mecbûriyetindedir. Başka müctehidlerin ictihâdlarına tâbi olamazlar. Hattâ Peygamberlerin zamanlarında da, sahâbîlerden biri, kendi Peygamberinin ictihâdına uymıyan ictihâdda bulunursa, kendi ictihâdına göre hareket ederdi. 


Burada bir suâl sorulabilir. Peygamberler de ictihâd eder mi idi? Evet, onlar da, Allahü teâlânın açıkça bildirmediği emirleri, açık bildirilmiş olan emirlere kıyâs ederek, benzeterek ictihâd ederlerdi. Fakat ictihâdlarda hatâ edip yanılmak ihtimali olduğundan, ictihâdlarında hatâ ederlerse, Allahü teâlâ, derhâl Cebrâîl aleyhisselâmı göndererek, hatâları vahy ile düzeltilirdi. Yâni Peygamberlerin ictihâ…